Elizabeth Taylor’un Gözlerinde Kaybolan Çapkın Bakan!
Osmanlı’nın son döneminin, Cumhuriyet’in ilk 70 yılının şahidiydi. Zabıt kâtipliğinden Cumhurbaşkanı Vekilliği’ne kadar yükseldi. Süleyman Demirel’in en güvendiği siyaset arkadaşı ve sırdaşıydı!
******
İhsan Sabri (Çağlayangil), Allah’ın sevgili ve şanslı kullarındandı. Zeki, entelektüel, hazır cevap, çapkın ve de espritüeldi. Şair değildi ama kendisine atfedilen şiir(ler)in ‘müellif’i/‘sahibi’ sayılırdı! ‘Bir elinde sigara / Bir elinde binlik şişe / Erkeklik bu mu kızım / Erkeksen ayakta işe…’ her hatırla(tıl)dığında bıyık altından güldüğü görülürdü!
Rahat bir hayat sürdü. Çerkez asıllıydı! Ailesi, Balıkesir’in Manyas ilçesinin Değirmen Boğazı Köyü’nde yerleşikti. Babası, Reji (Tekel) İdaresi’nde memurdu. Annesi ev hanımıydı. Hamile kalınca, İstanbul’da doğum yapması kararı alındı. Büyükada’da oturan erkek kardeşinin yanına gitti. Bebek eril ise, askerlik yapmama imtiyazına sahip olacaktı! - Osmanlı Dönemi’nde İstanbul doğumlular askere alınmazdı! -
- Kendisine Rusça Öğreten Sarışın Güzel İle Aşk Yaşadı… -
Küçük yaşta babasını kaybetti. Oğlu ile tek başına kalakalan anneye bir talip çıktı: Çorum eşrafından İsmail Hakkı Efendi! Damat adayı eczacıydı, çocuksuzdu ve çok zengindi. Polatlı’da eczane sahibiydi. Küçük Çağlayangil, Ankara’daki Taş Mektep’te (Ankara Lisesi'de) yatılı öğrenci olarak okudu. Üvey baba da ölünce, - başka mirasçısı olmadığından! - tek vârisi hanımına büyük servet bıraktı!
İstanbul’a gelip, İstanbul Hukuk Fakültesi’ne yazıldı. Bir yandan da arzuladığı memuriyete kavuştu. Hızlı not tutmasını bildiğinden, İstanbul Adliyesi’nde ‘zabıt kâtibi’ kadrosuna alındı! Dayısının yanında kalmaya başladı. İlk sevgilisini de burada buldu. Belarus asıllı/vatandaşı, genç ve güzel hanımdan özel Rusça dersleri aldı. Söylenenler doğru ise sarışın hatunun/‘muallime’nin kalbini de kazandı. Dil öğrenirken, yürek fethetme becerisi de gösterdi!
- Polislikten Bakanlığa Kadar Yükseldi… -
Çağlayangil, 1931’de, İstanbul Hukuk Fakültesi’ni başarıyla bitirdi. Zaten devlet memuruydu. Emniyet teşkilatında görev almayı düşünüyordu. Emniyet Genel Müdürü Hadi Baysal’ın isteği ve desteği ile Dersaadet Polis Mektebi’ne öğretmen tayin edildi. İşinde başarılıydı. İnsani ilişkileri mükemmeldi. 7 yıl içinde Malatya Emniyet Müdürlüğü’ne kadar yükseldi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde Arşiv Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı da yaptı. Sırada kaymakamlık ve valilik görevleri vardı. Yozgat, Antalya, Çanakkale, Sivas ve Bursa ‘İlbay’lıklarında bulundu.
- Antalya’da Lara Plajı’nı Halkın Kullanımına Açtı… -
1950’de, Antalya Valiliği’ne atandı. Demokrat Parti’nin iktidar dönemiydi. Kendini halka sevdirdi. Çeşitli renkli söylencelerin de öznesi oldu. DP Lideri ve Başbakan Adnan Menderes, şehri ziyaret edince, Vali hakkındaki bazı dedikoduları öğrendi. Çağlayangil’i yanına çağırdı. ‘Sen, Lara’ya plaj yaptırmışsın. Orada kadınları seyrediyormuşsun,’ diyecekti. Taze Vali hiç alınmadı! Gülümsedi. Hemen karşılık verdi: ‘Bunlar, çapkın vali görmemişler!’ 2. Abdülhamid’in saltanatında Halep’te geçen bir fıkrayı anlattı. (**)
Menderes uzun uzun güldü. Çağlayangil, ‘Siz, ne karşılık verdiniz?’ diye sordu. ‘Biz, validen memnunuz. Siz, ‘.……….’ mukayyet olunuz,’ dedim.
Çağlayangil, anılarını yazdırdığında, Antalya’da yaşadığı başka bir olayı da kaydetmeden geçmeyecekti. Bir gün, makamında otururken, kapı çalındı, güzel bir hanım içeri girdi. BM’nin FAO Örgütü’nde görevliydi. Köylülerin beslenme alışkınlıkları konusunda incelemeler yapacaktı! Beraberce birçok köyü gezdiler. Dönerken birlikte yemek de yediler. Bayan, ‘Size çok acıdım, Vali Bey,’ dedi. ‘Burası o kadar güzel ki, şiir yazılır, eğlenilir, aşk yapılır! Ama burada görev yapılmaz!’
Çağlayangil, ‘Söylediklerinizi yapmaya valilik mani değil ki,’ diye yanıt verecekti.
- Elizabeth Taylor İle Dans Etti… -
Dışişleri Bakanı iken, BM toplantılarına katılmak için New York’a gitti. Resmi bir yemeğe katıldı. Sağında ABD Senato Dışişleri Komisyonu Başkanı’nın eşi, solunda ise ünlü film yıldızı Elizabeth Taylor oturuyordu! O günlerde, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosu sürüyordu. Çağlayangil, bütün ilgisini komisyon başkanının eşi üzerinde topladı. Elizabeth Taylor, durumdan rahatsızlık duyduğunu belirtti: ‘’Hiç böyle şey görmedim! Varlığım inkâr ediliyor. Bütün ilginizi sağınıza yoğunlaştırdınız!’
Çağlayangil, ‘cin fikirli’ydi! Hatasını anladı. Hemen onarma yoluna gitti: ‘Sizin tarafa bakmakta zorlanıyorum,’ dedi. ‘Gözleriniz o kadar anlamlı ve etkileyici ki, başım dönüyor, düşecek gibi oluyorum!’ Taylor, yüreğini hoplatan iltifata bigâne/‘ilgisiz’ kal(a)madı: ‘Savunmanız hoşuma gitti. Sizi dansla ödüllendireceğim!’
- Bölükbaşı, Çağlayangil’in Millî Eğitim Bakanlığı’na Getirilmesini Engelledi… -
Çağlayangil’in çapkınlığı zaman zaman önüne çıktı. Bürokraside ve siyasette yükselmesini engellemek için kullanılmaya çalışıldı. Ama şansı, çevresinin desteği ile hendikap(lar)ı aşmayı başardı. 1965’de, Demirel’in başbakanlığında kurulacak koalisyon hükümetinde Millî Eğitim Bakanı olması gündeme geldi. CKMP Lideri Osman Bölükbaşı, malum sebepten ötürü teklife karşı durdu. AP Genel Başkanı, adayını desteklemekten vazgeçmedi. Birkaç yabancı dil bildiğini, başarılı hatip olduğunu ısrarla vurguladı. Sonuçta Çalışma Bakanlığı’nda karar kılınabildi! (AHİ - 4)
******
(*) https://www.odatv.com/analiz/ihsan-sabri-caglayangil-120139465
(**)https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tufan-turenc/capkin-vali-nasil-olur-6846849