Yassıada Havaya Uçurulacaktı!
Millî Birlik Komitesi, ihtilalden sonra ikiye bölündü. 14’ler denilen milliyetçi kanat, DP’li yöneticilerin yargılanmasına karşıydı. 23’leri oluşturan sol grup ise, Demokrat Parti’nin mahkemelerde hesap vermesini istiyordu!
******
27 Mayıs 1960 Cuma günü, TSK içinde örgütlü çeşitli rütbelerden oluşan - Kendilerine MBK (Millî Birlik Komitesi) diyen! - bir grup subay, ülke yönetimini ele geçirdi. Demokrat Parti hükümetini iktidardan uzaklaştırdı. Askeri cuntanın görüşlerini, MBK üyesi Albay Alparslan Türkeş, Ankara Radyosu’ndan yaptığı, defalarca tekrarlanan konuşmasında açıkladı. Vatandaşları sükûnete çağırdı ve huzur vaat etti.
Yüzbaşı Ahmet Er de, MBK’nin üyesiydi. Görevi: İstanbul Radyosu’na ele koymaktı! Bu vazife, kendisine Binbaşı Ahmet Yıldız tarafından verilmişti. Er, talimata uydu, radyoyu teslim aldı. Türkeş’in halkı bilgilendiren konuşması yayınlandıktan sonra birliğine geri döndü.
- DP’liler Darbeyi Önceden Öğrendi… -
Ahmet Er, milliyetçi düşünceye sahipti. Alparslan Türkeş’i destekleyen 14’lerdendi. Er ölümünden önce verdiği bir röportajda, ‘ihtilalden önce Vecihi Öğütçüoğlu isimli arkadaşlarını Menderes’e gönderip durumu izah ettiklerini,’ açıklayacaktı. (*) ‘Türkeş de Isparta milletvekili ile görüştü,’ diyecekti. ‘DP hükümetinin muhtemel ‘yönetime el koyma harekatı’ndan haberi vardı ancak önleyecek gücü yoktu!’ Beyanına göre, ‘komitede fikri birlik bulunmuyordu. Ekseriyet CHP sempatizanıydı! Milliyetçi fikirleri savunanlar azınlıktı!’ ‘Biz komiteden çekilseydik, çoğunluğu CHP'li diğer üyeler rahat hareket edecekti. Elimizden geldiği kadar gayret ettik, az kan dökülmesi için çalıştık.’
MBK, darbenin ilk günlerinde, radyodan millete mesajlar verme kararı aldı. 2 üye görevlendirildi: Yüzbaşı Ahmet Er ve Albay Mithat Ceylan! Er’in konuşması barışçıldı: ‘Türk milletini, Mevlana'nın aşk sofrasına, Yunus Emre'nin sevgi bahçesine davet etti!’ Ceylan ise, ‘DP iktidarına yüklendi, çeşitli ağır ithamlar ve iddialar seslendirdi!’
- DP’lilerin Pasaportları Hazırlattırılıyordu… -
14’ler, Menderes ve DP’nin önemli yöneticilerini İsviçre’ye gönderme niyetindeydi. Yargılanmalarını ve cezalandırılmalarını düşünmediler. Pasaportlarını hazırlattılar! Maaşları da ödenecekti. Toplumsal barış ve sükûnet sağlandıktan sonra ülkeye dönebileceklerdi! Ama sır uzun süre saklı kal(a)madı: Diğer 23 MBK üyesi haberi öğrendi! ‘Düşükler, Avrupa’ya kaçırılacak,’ diye muhalefete geçtiler, önlem almaya giriştiler.’
MBK içinde açık bir iktidar kavgası çıktı. Er’in anlattıklarına göre bir general söz aldı. DP’li yöneticileri kastedip, ‘Bana yetki verin, hepsini kurşuna dizeyim,’ dedi. Er, sinirlendi, yakasını yapıştı: ‘Paşam! Siz çıldırdınız mı,’ diye sordu. ‘Suçluyu suçsuzu ayırmadan nasıl kurşuna dizersiniz?’
- Yassıada Havaya Uçurulacaktı… -
Güç mücadelesi sertleşirken, tarafların tavırları da netleşti. 14’ler, 23’leri tasfiye etseydi, yargılamalar durdurulacak, DP’liler serbest bırakılacaktı. Er’in açıklamasına bakılırsa, Yassıada’nın güvenliğinden sorumlu Havacı Yüzbaşı Remzi Oral - Arkadaşları arasındaki lakabı: ‘Deli Remzi’ idi! - karşı hamleyi dillendirdi: ‘Yassıada’ya patlayıcı(lar) yerleştirilmişti! İçindekilerle birlikte havaya uçurulacaktı!’ (**)
MBK içindeki iktidar kavgasını 23’ler kazandı. 14’ler, çeşitli ülkelere sürgün edildi. Ahmet Er Libya’da, Alparslan Türkeş Hindistan’da ‘müşavir’ olarak görevlendirildi.
Türkeş, sürgündeki 14’ler adına, Orgeneral Cemal Gürsel’e bir mektup yazıp, DP’li yöneticilerin idamlarına karşı olduklarını açıkladı. Darağaçlarının demokrasiye hizmet etmeyeceğini, aksine halk arasında nefret duygusu yaratacağını ileri sürdü. Ölüm cezalarının uygulanmamasını istedi.
Yüzbaşı Ahmet Er, Libya’da 2 yıl kaldı. Menderes ve iki arkadaşının idam edildiğini radyo haberlerinden öğrendi. ‘Eşimle beraber hıçkıra hıçkıra ağladım,’ diye duygularını belirtecekti. (AHİ - 5)
******
(*) http://www.haber7.com/roportaj/haber/1161839-son-mbk-uyesi-menderesi-kursuna-dizeceklerdi
(**) https://www.milliyet.com.tr/siyaset/menderesi-kurtarmaya-kalkissaydik-yassiada-havaya-ucurulacakti-1636942